Advert
Advert

CHP'nin 12 maddelik 'Yerel Seçim Bildirgesi'

CHP lideri Kılıçdaroğlu yerel seçim bildirgesini açıkladı. 12 maddeden oluşan bildirgede eğitim, çevre, ortak yaşam gibi başlıklar öne çıktı.

CHP'nin 12 maddelik 'Yerel Seçim Bildirgesi'
Advert

Ankara Spor Salonu'nda düzenlenen CHP aday tanıtım toplantısında konuşan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, yerel yönetimlerde temel ilkeleri açıkladı. 12 maddelik ilkeler şöyle sıralandı: "Hoşgörülü ve saygılı kentler, hakça paylaşan kentler, hesap veren ve şeffaf yönetilen kentler, yoksulluğu yenen kentler, üreten ve istihdam edilen kentler, yenilikçi, akıllı kentler, ulaşım ve altyapı sorunları çözülmüş kentler, sosyal adaleti sağlayan kentler, kültür ve sanatı geliştiren kentler, doğa dostu yeşil kentler, mutlu ve gülümseten kentler."

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

* ​Türkiye'yi 21. yüzyılın yıldızı haline getirmek için mücadele edeceğiz. Bizim mücadelemiz; onur, hak, adalet, birlikte kardeşçe yaşama mücadelesidir. Biz dostluktan, haktan, adaletten söz edeceğiz. Bu ülkenin adalete, hakka ve hukuka ihtiyacı var. Bu ülkenin birlikte yaşamaya ihtiyacı var. Bu ülkede herkesin ekmeğe, işe ihtiyacı var. Biz bu güzel toplumu cennete dönüştürmek için mücadele edeceğiz. Belediye başkanlarımızın temel görevlerinden birisi bu olacaktır.

* Bu toplantıdan sonra herkes alana çıkacak. Asla ve asla kırıcı bir kullanmadan, herkesi dinleyerek ve onun sorunlarına nasıl çözüm üreteceğimiz anlatarak ülke sathına yayılacağız. İYİ Parti ile işbirliği yaptık, Sayın Akşener'e ve tüm İYİ Partililere sevgilerimizi ve saygılarımızı gönderiyoruz. Saadet Partisi ile dirsek teması yaptık, bütün Saadet Partililere sevgilerimi, saygılarımı gönderiyorum.

* Türkiye'nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Herhangi bir soruna çözüm bulmak istiyorlarsa CHP'nin kadrolarına başvuracaklar. Bugüne kadar bu kararlılıkta, bu inançla çözüm üreterek yolumuza devam ettik. Sorunu çözmek için sağlıklı planlamalar yapmanız gerekiyor. Biz yurt genelinde sorunları yeri geldiğinde anlatacağız. Hepimizin yaşadığı ortak sorun Türkiye iyi yönetilmiyor, bırakın yönetilmeyi Türkiye savruluyor. Eğer bir siyasal iktidar sorunları çözme kapasitesini kaybetmişse, o siyasal iktidar çözüm üretemez bir süre sonra şikayet makamı haline dönüşüyor. Mevcut iktidar çözüm üretemiyor, vatandaşa şikayet ediyor. Çözüm üretemiyorsan o koltuğu bırakacaksın. 

* 17 yıldır iktidar olanların şikayet etmeye hakkı yoktur. 17 yılda istedikleri kanunu çıkartıp, istedikleri atamayı yaptılar. İstedikleri genelgeleri çıkarttılar, istediklerini değiştirdiler. Yani 17 yıldır tek başına Türkiye'yi yönetiyorlar. Bugün Türkiye'yi bir sorunlar yumağıyla karşı karşıya bıraktılar. Dünyanın borcunu yaptılar yetmedi, şimdi borç bulmak için kapı kapı dolaşıyorlar. Borç bulunca da seviniyorlar. Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı'dan sonra Londra'daki bir avuç tefeciye teslim edildi.

 

* Bugün geldiğimiz noktada siyasal bağımsızlığımız olmakla birlikte Türkiye ekonomik bağımsızlığını kaybetmiştir. Dışarıdan talimat alan bir iktidar yönetimdedir. Tweet atıyor ABD başkanı: "Papaz'ı bıraktın bıraktın yoksa seni mahvederiz." Gece hemen toplanıyorlar: Papaz'ı serbest bırakın. hani adaletin elinde terazi vardı, gözünde bank vardı. ikisini de aldılar Saray'a teslim ettiler. Hani bu ülkede adalet vardı. Trump emrediyor siz bırakıyorsunuz, Merkel emrediyor, siz bırakıyorsunuz. Bu ülkenin akademisyenlerini, gençlerini bırakmıyorsunuz. Türkiye'yi kurtaracak kadro Kuvay-i Milliye kadrolarıdır.

* Türkiye'yi üretimden kopardılar, üretmeyen Türkiye oldu. Cumhurbaşkanlığı koltuğunu işgal eden bir zat şikâyet eder bir knouma geldi. Çatışma kültürü, nefret üretiyor. Sanıyor ki ben milleti kandıracağım. Sivas'ta diyor ki, "Ne diyorlar domates, patlıcan, sivri biber. Yahu düşünün bir merminin fiyatı nedir?" Yahu şu anlayışa bakın. Domates, biber diyen kim? Vatandaş. Soğanı unutmuş ama. Mahsuni diyordu ki: "Yiğit muhtaç olmuş soğana. Söylesem mi, söylemesem mi."

* Bu ülkede 35 yıldır terörle mücadele ediliyor hiçbir Başbakan millete biberin fiyati kurşunun fiyatı demedi. Allah akıl fikir versin. Sanıyor ki millet akılsız millet de buna inanacak. Sen askeri bu kadar seviyorsan, daha bu kış iki asker donarak öldü sen bunlara kılık kıyafet buldun mu? Eğer sen kendi kötü yönetiminin faturasını askere çıkarmaya çalışıyorsan sen neden tank palet fabrikasını satıyorsun kardeşim. Kime satıyor? Katar'a satıyor. Sonra da diyor ki bu özelleştirme değil, devleti yöneten kişi halkına yalan söylüyorsa ve söylemeye devam ediyorsa o kişinin bu millete toplu iğne ucu kadar faydası olmaz.

* Bizi televizyonların başında izleyen AK Partili kardeşlerime bir soru: Dünyada kendi silah fabrikasını yabancılara peşkeş çeken bir iktidar var mı? Peşkeş çekenlere ne denir? Mutfakta yangın var. Bu millet kendisini açlığa mahkum eden siyasi anlayışa ders vermek zorundadır. Çıkıyor bir bakan diyor ki "Et yemeyin, ot yiyin" E ot da pahalı. Saraydaki sanıyor ki herkes dört bin liralık çay içiyor, ejder meyvesi yiyor. Türkiye bu hale plansızlıktan geldi, kötü yönetimden geldi. Türkiye kötü yönetiliyor. Pahalılık, iflasi konkordato günlük hayatımızın bir parçası oldu.

* İsraf halen var, yazlık sarayda israf var, kışlık sarayda israf var. Sarayda oturan kişi halkın arasına 3 bin kişilik polis ordusuyla gidiyorsa onun israftan yana problemi olmaz. İsraf itibar değil görgüsüzlüktür. Bütün inançlarda da israf haramdır.

* Bugün günümüz yerel yönetimler. Aynı yönetimsizlik, kayırmacılık AKP'li yerel yönetimlerde de var. Onlara biz 'Saray'ın belediyeciliği' diyoruz. Ne demek Saray'ın belediyeciliği? Saray Belediyeciliği'nde asıl olan ranttır, ve rantın yandaşlara aktarılmasıdır. Bunun örneği var. Toplu Konut İradesi'nin (TOKİ) bir raporu var; 76 gökdelen dolayısıyla yapılan hazırlanan yönetime sunulan bir rapor. Diyor ki İstanbul ayrıcalıklı plan değişiklikleri raporunda diyor ki; 76 gökdelen dolayısıyla bu patronlara bunları yapanlara sağlanan ayrıcalıklı rant 240 milyar lira. İkincisi, yeşil alanları imara açmaktır. Nerede yeşil gördülerse AVM yapacağız diyorlar. Üçüncüsü, kent değil rant belediyeciliği yapıyorlar. Dördüncüsü, halkın seçtiği belediye başkanı ve meclisi belde için karar alamaz. Kararı Saray alır, onlar. Saray Belediyeciliği'nin bir başka özelliği denetim dışı kalmalarıdır. CHP'li belediyeler yılın dört mevsim denetleniyor. Biz de dedik ki, denetlemezseniz namertsiniz.

CHP YEREL SEÇİM BİLDİRGESİ
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
sex shop sex shop sex shop sex shop sex shop sex shop sex shop vibrator izmir sex shop izmir sex shop ankara sex shop ankara sex shop antalya sex shop sinop otelleri sinop otelleri sinop otelleri sinop otelleri sinop otelleri sinop otelleri sex shop sex shop sex shop sex shop sex shop sex shop vibrator izmir sex shop izmir sex shop ankara sex shop antalya sex shop
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
2 milyon liralık  proje desteği
2 milyon liralık proje desteği
'Rahat bir nefes alacağına inanıyoruz'
'Rahat bir nefes alacağına inanıyoruz'
sex shop sex shop sex shop sex shop sex shop sex shop sex shop vibrator vibrator vibrator izmir sex shop izmir sex shop ankara sex shop ankara sex shop antalya sex shop penis pompasi penis pompasi