Mesele Cumhurbaşkanı Erdoğan Değil Erdoğan Sonrası...
Mehmet Ali Kayacı

Mesele Cumhurbaşkanı Erdoğan Değil Erdoğan Sonrası...

İnsanların nefret tohumunu üzerimize saçmasını tabi ki bende kabullenemiyorum. Ancak bize saçılan nefrete değil, insanların nefrete bulaşmasını istemiyorum.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bir kesime göre yeni bir sistemin bir başka kesime göre ise yeni bir rejimin başında görevini sürdürmeyi düşünüyor.

Uzun zamandır bu hususu dile getiren Sayın Bahçeli, Başkanlık ya gelsin ya da gelmesin derken, atılan veya atılacak her adımın yasal çerçeveye girmesini önerdi.

Ak Parti, arayıp da bulamayacağı belki de konuşarak bulunmuş olacak bu eylemi canlandırdı.

Sonuç itibariyle; Başkanlık, Partili Cumhurbaşkanlığı derken de, Cumhurbaşkanlığı Sistemi için gerekli oylama yapıldı.

Hiç vaktimiz yok diyen Ak Parti’nin, gece gündüz meclisi çalıştırdığı ve Cumhurbaşkanına göndermemek için ayak direttiği aşikar. Bunun birkaç temel sebebi olduğu söyleniyor. Bunlardan ilki hava şartlarını düşünerek biraz daha gecikmesi, ki buna kimse inanmıyor. İkinci, anket sonuçlarının yeterli olmaması. Anketler ilk günden bu yana aynıydı. Sadece son günlerde “hayır” tercihi biraz daha etkinliğini artırmış görünüyor.

Ve üçüncü sebep…

Cumhurbaşkanı mevcut maddelerin anayasaya dahil olmasında kararsız. Kararsızlığın temeli ise, kendileri ile yapılan birebir özel görüşmeler.

Mevcut maddelerin kendisinden sonra iyi niyetle kullanılamama ihtimali akılları karıştırdı. Ancak bu düşünceye sevk edilmek bile doğru bir tespit için yeterli değil.

Asıl konuşulması gereken, anayasaya dahil edilmek istenen maddeleri kimler istiyor… Yani kim istiyor, kime yaptırıyor, kim için hazırlıyor?

Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanı’nı kimler ziyaret etti, neler konuşuldu? Erdoğan, Saadet Partisi’ne maddeler üzerine en yetkili ismi neden gönderdi? En yetkili yerine, en yakın ismi neden gönderemedi?

Mevcut maddeleri tekraren konu edinmenin bir önemi yok.  Cumhurbaşkanı’nın yönlendirdiği, Ak Parti’nin hazırladığı ve 316 imza ile yola çıkardığı, meclis’ten MHP’nin meclis dışından Saadet’in törpülediği maddelerden geriye kalanlar hiç iç açıcı değil.

Nabza şerbet misali, 18 yaş ve 600 vekil tatlandırmasını ise dahil edemeyiz.

Sözün Özü;

Cumhurbaşkanı iyi niyetli olabilir. Ancak yeni bir Cumhurbaşkanı bizi geçmişe götürebilir.

7 Haziran’dan bugüne 28 Şubat’tan beterini yaşıyoruz. Referandum sonrası, bugünü bile arayabiliriz.

Yeni bir değişiklik tarihi bir fırsatken; Sistemin yenilenmesi, Türkiye’nin temizlenmesi, Yeni Türkiye düşüncesi ile değil Milli diye ifade edilen kendine gelmiş, iradesine hakim bir Türkiye düşüncesi ile hareket etmeliyiz.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Oruç: İyiliği Tutmak ve Kötülükten Vazgeçmek
Oruç: İyiliği Tutmak ve Kötülükten Vazgeçmek
Evlilik Programları Kaldırıl(a)madı!
Evlilik Programları Kaldırıl(a)madı!