Yerli, Milli ve Yaygın Kalkınma
Mücahid Rıza Alper

Yerli, Milli ve Yaygın Kalkınma

Ülkemizde genel olarak yaşanan bir zihniyet hatası var, herkesin gayesi servetine servet katmak, elinde olan sermayeyi memleketin faydasına harcamak gayesi olan az bir kesim var, bu anlayış bizi uçuruma giden köşeyi döndürür ancak.

Türkiye’nin en geniş tarım arazileri maalesef konutlara, montaj fabrikalarına yem edilmektedir.

Çiftçimiz kooperatif yani ortaklık sisteminden yana bilinçlendirilmemekte ve tavır almamaktadır.

İnsanımız sattığı tarlalardan kendisine verilen paralardan memnundur ancak bu para yalnızca kendisini kurtaracaktır bu anlayış ülke ekonomisine zarar vermektedir.

Köyleri boşaltarak, dünyanın en verimli topraklarını başıboş bırakarak hangi zihniyete hizmet ettiğimizi anlamakta güçlük çekiyorum.

Şehirleşme, ya da bir bölgeyi yoğun seviyelerde kalabalıklaştırma gibi nüfus politikaları hem ekonomik hem kültürel hem ahlaki yönden temellerimize dinamit yerleştirmektedir.

İnsanların doğduğu yerde doyma haklarını ellerinden almak onlara yapılacak en büyük kötülüktür.

Bu memleketin asıl sahibi ya da güç kaynağı büyük şehirler değil bizzat Anadolu’dur, Anadolu insanının azmidir, çalışkanlığıdır.

Bu potansiyel açığa çıkarılmadığı müddetçe Büyük Türkiye sloganları yalnız bir hayal olarak kalacaktır.

Türk ticaret hacminin yarısından fazlasını İstanbul’un omuzları üzerine yüklerseniz hem İstanbul’u bu yükün altında ezer hem de Anadolu’nun gücünü kesmiş olurusunuz.

Bu yüzden dediğimiz gibi doğru teşhis, doğru tedavi yöntemi ile yerli, milli ve yaygın bir kalkınma politikası ile bölge bölge analizler yaparak şartlara göre kalkınma planları hazırlanmalıdır.

Spor salonları, cezaevleri ve adliye binaları yapmak ile Türkiye gelişmez.

Ağır sanayi fabrikaları, büyük tarım kooperatifleri kurmak ile Türkiye gelişir ve kalkınır.

İranlı şair Halil Cibran’ın şu şiiri mevut halimizi en iyi şekilde ifade edecektir.

‘’Sıkmadığı üzümün şırasını içen millete yazık,
İşlemediği pamuğun kumaşını giyen millete yazık,
Bin parçaya ayrılmış, her parçası kendini ayrı millet sanan millete yazık,
Başını da kılıç ile kütük arasına sıkışmadan kaldırmayan millete yazık.’’

Sizin gibi 18-19 yaşındaki gençler bunu akıl ediyor da koskoca devlet adamları akıl edemiyor mu? Diye soracak olursanız cevabımız şu olacaktır;

‘’BİZİM GERÇEKLEŞTİRDİKLERİMİZİ ONLAR HAYAL DAHİ EDEMEZLER’’

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
İstanbul’un fethi coşku ile kutlandı! Fetih çağı değiştirdi
İstanbul’un fethi coşku ile kutlandı! Fetih çağı değiştirdi
Ayasofya’da yine bir fetih muştusu
Ayasofya’da yine bir fetih muştusu