Sandıktan Sandık Çıkar
Mehmet Ali Kayacı

Sandıktan Sandık Çıkar

Kimse kendini kandırmamalı. Herkes önce kendini dinlemeli.

Eğer kendimize söz vermeyi başarabilirsek, bir başkasını dinlemeyi de başarabiliriz.

Peki, ne için kendimize söz vermeliyiz. Öncelikli olan güçten yana değil, doğrudan yana olan her şeyi kabul etmemizle başlıyor.

Eğer ki, doğru olana destek olur, doğrudan yana olmaya karar verir, kendimizde yanlışa düşsek bile doğruyu tercih ediyorsak biz kendisine hem söz vermiş hem de o sözü yerine getirmişlerden oluruz.

Şimdi geçmişe gidiyor ve hafızamı hafiften yokladığımda her şeyi bilen bir toplulukla karşılaşıyorum. Ki bu topluluklar şimdi de hayatımızda yer alıyor.

Arkadaşlar. Hepimiz her şeyi bilemeyiz. Ancak bilenin peşinden gidebilir, bir bildiği varsa dahi bildiğinden fazlasına gidemeyeceğini biliriz.

Türkiye'de gazeteler, tv programları, konferanslar, söyleşiler, yazar takımları ve özel danışmanlar... Her yer hep aynı kişiler ve her şeyin üstesinden gelebileceğini söyleyen ekabir kişilikler. Olmaz, böyle şey olamaz.

Neyse... Sandıktan Sandık Niye Çıkar.

7 Haziran öncesi ve sonrası Koalisyon bir ilaç olabilir demiştik. Fevkalade sözler işitmiştik. Önemli değil.

1 Kasım sonrası da aynı hassasiyetle içimizdekini rahatlıkla dile getirdik. Evet, ülke siyasi tezgahların istikrarı ile devam etme ihtiyacı görmüştü. Ancak bu uzun ömürlü değil.

Şimdi, çok değer verdiğim kıymetli ağabeylerimiz hasbihalimizde "Referandum Sonrası" asla seçim olmaz diyorlar.

Bende diyorum ki, siz siyaseti ve geçmişi daha iyi bilirsiniz. Ancak ülkemiz, 97-02 sürecini adeta yeniden yaşıyor. Ve bu hal gerçekleşirken, uzun vadeli hazırlanması gereken serüven tamamlanmadı.

Kimileri kuyuda, kimileri uykuda.
Birileri leş kargası, birileri hendek kazıcı
Farkında olmalı, uyanmalı, uyandırmalı

Demem o dur ki, serüven aynı kulvarda devam edecekse dahi, bir ağırlık çöktü sineye. Kaldırması çok güç bir yük oluştu.

Evet... Evet dese de bu millet, bekliyor bizi derin bir zillet.
Hayır... Hayır dese de bu ümmet, bekliyor bizi derin bir kuvvet.

Yarın evet süzgecinden geçersek, acil bir eylem planı ile devletin zeminini ayakta tutabilecek adımları atmalıyız. Bu adımlar, gerek en tepeden gerekse halkın seçimi ile dizayn edilmelidir.

Evetten sonra bir düzenleme yapılmazsa ne olur, sorunlar hüyükten öte dağ, bayır olur. 15 Temmuz'un önüne geçemeyiz. Önünde durabilecek bir kalabalık buluruz ancak duramayız.

Peki, hayır süzgecinden geçersek ne olur. İmtihan olur. Zor olur. Ancak bu zorluğun üstesinden gelecek adımları da atmak, daha iyi bir Başkanlık Sistemini ortaya koymak adına çalışmalıyız.

Hayırdan sonra bir düzenleme yapılmazsa ne olur, bunu düşünmek dahi istemiyorum.

Her ihtimal neden seçimi doğuruyor. İbadetle meşgul olan kesim yargılanırken, ticaretle kaymağın tadına bakanların temizlenmesi hatta kısa zamanda bu sorunu çözmek adına erken seçim şuan mecburken, yarın 16 nisan'dan sonra elzemdir.

Ak Parti'nin parçalanmasını önlemek için ertelenen temizliğin gerçekleşmesi için elbet bir seçim gerekir.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Oruç: İyiliği Tutmak ve Kötülükten Vazgeçmek
Oruç: İyiliği Tutmak ve Kötülükten Vazgeçmek
Evlilik Programları Kaldırıl(a)madı!
Evlilik Programları Kaldırıl(a)madı!