Sevgili Ak Partili Ulağım
Mehmet Ali Kayacı

Sevgili Ak Partili Ulağım

Farkında mısın kardeşim, artık insanlar birbirine muhabbet beslemiyor.

Farkında mısın bilmiyorum, milletimizin temel dinamiğini oluşturan güven duygusu ortadan kayboldu.

Farkında mısın bilmek istiyorum kardeşim, bir şeyler hiç iyiye gitmiyor.

Sevgili kardeşim. Dünya ekseninde aynı havayı soluyor, İslam Coğrafyasında birlikte yaşıyor, mihmandar ülkemizde kardeşlik hukukunu koruyoruz. Kardeşlik hukukunu bir kişinin ya da tek bir tarafın koruması ise mümkün değil.

Zaman zaman iktidar partisinden değerli arkadaşlarımız ziyaretimize geliyor ve kendileri ile hasbihal etme imkanı buluyoruz. Görüyorum ki, vekillerimizle teşkilat mensupları büyük bir uğraş içerisinde canhıraş bir hal ile çalışıyorlar.

Ancak hasbi sohbetlerimizi, herkesin kovuğuna çekildiği vakitte gerçekleştirebiliyoruz. Ve muhabbetin hasıl olduğu vakitler sadece bu anlarda yaşanıyor ve kalıyor. Sonrası mı? Kendini bilmez çocuklar türüyor bu vakitlerde de. Söyledikleri ile dinlenmemesi, konuşması ile uyuması, yazdıkları ile hayatımızdan silinmesi gerekenler.

İşte size kardeşlik hukuku. Menfaatsiz, deliksiz, çelmesiz, karanlığı olmayan aydınlık bir yumak. Git gidebildiğin kadar derinliğe. Uç uçabildiğin kadar eşsiz genişliğe. Bir beklentisi olmayan ahiretlik aciz kulların, faydasız ulaklara rağmen yaşayabildiği bir dünyayı gözlemliyoruz. Yaşa yaşayabildiğin kadar.

Sanırsın ki savaştayız. Sanırsın ki dünyalarını ellerinden alıyoruz.

Ne dedik de düşman kesildiniz?

Rahmetli Ecevit Irak'a girmedi, Bahçeli seçim dedi.
Kıymetli Erdoğan Tezkere dedi, vicdanlar 1 Mart dedi.
İkiz yasalar geçti, Doğal su kaynaklarımız İsrail'e teslim edildi.
Gelecekte bir suyun dehlizinde kalacağız dedik, dinlenmedik.

Şimdi de, bir çelme taktılar 15 Temmuz'da zıplıyoruz durmadan.
Düşmedik... Ancak düşmek için olağan hızla koşuyoruz.
Bir çelme takıldı diye bu hızla koşarsak, elbet düşeriz.

Hangi uğurda yol almamızı istiyorlarsa, Bahçeli referandum dedi.
Yine uçuyoruz bilmeden.

Değerli arkadaşlar. Sonu belli olmayan bir yol, bizi görünmez bir karanlığın içine sürüklüyor. Daha önceki anayasalarda ne yaşandı ise, birebir aynısı tekrar ediliyor. Toplumun uzlaşamadığı yol kesiktir. Yarın en hızlı anayasayı da yapsak, beğenilmeyecek ve yenisi istenecektir.

Hadi hayır diyelim demiyorum, haddime değil iyi biliyorum. Ancak kardeşlik hukukumuzu zedelemenin ne kadar yanlış olduğunu hatırlatmak isterim. Bugün bitecek, yarın olacak. Yarından sonra yine biz bize olacağız.

Biz görülemeyeni göstermek, kirlenen havuzu temizlemek üzere hakikat dillendiricilerdeniz. İnsan, ister istemez derya da körelebilir deryanın kim olduğunu bilemeyebilir.

Hepimiz iyi biliyoruz ki, toplumsal uzlaşının olmadığı her yol huzursuzluktur. Gelin toplumun huzuruna dinamit koymayalım. Güven tahsis etmek varken nefreti körüklemeyelim.

Kiminin çıkarı var, bağırıyor. Kiminin beklentisi elzem, çığırıyor. Kimi ağlıyor, kimi zırlıyor. Boş verin. Kulak kesilmeyin.

Denizdeki bilginleri görmemek ya da görmezden gelmek bizi suyun derinliklerine itebilir. İşte o vakit, ulaklar bir el uzatmaz, yeni bir yol bulmuş olurlar.

Lakin; dostlar, kardeşler ne uyurlar ne de unuturlar. Sizinle yol olurlar.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Oruç: İyiliği Tutmak ve Kötülükten Vazgeçmek
Oruç: İyiliği Tutmak ve Kötülükten Vazgeçmek
Evlilik Programları Kaldırıl(a)madı!
Evlilik Programları Kaldırıl(a)madı!