Erdoğan'da Gelecek mi?
Mehmet Ali Kayacı

Erdoğan'da Gelecek mi?

Vaktin içinde gizlidir her şey. Sır denilen meselenin gizli olduğunu sandığımız kadar...

Hepimiz için öyledir, içimizdeki söyleyemediklerimiz. Ve söyleyemediğimiz içimizdekiler. Hep aynı şeyler.

Derdimiz birdir. Dermanımızın bir olduğu gibi. Ancak anlaşılan o ki, idrakimiz bir değildir.

Toplumsal hafızanın göstergesi, sonuca vakıf olduğunu hissettirse idi, hem derdimiz hem dermanımız idrakimizin derinlerinde yer alırdı.

Ancak öyle değil işte... Hepimiz aynı derdi paylaşıyoruz. Yeri geldiğinde zalimi suçluyor, zulmün karşısında duruyor ya da hakikati arıyoruz.

Ancak öyle değil işte... Hepimiz aynı dermanı arıyoruz. Yeri geldiğinde anlıyor, ağlıyor ve biliyoruz. Lakin nedense elde edemiyoruz.

Ve bir gerçek. Dert ve derman hepimizin. İdrak ise bizden olmayan herkesin. İdrak edenlerin bizden olmaması da ne yazık ki gayet doğal. Biz, idrak etmek için bir çaba sarf etmiyoruz, üstelik bizden olmayan her kesime de fırsat üstüne fırsat veriyoruz.

Anlaşılması gereken asli bir gerçek vardır ki, çözümler bizlerin idrak kapasitesinde yer alıyor. İhtilaflı hallerin ittifaka ulaşması, herkesin kendi gibi güveneceği kardeşine, çözüm sende düşüncesiyle yaklaşmasıyla gizlidir.

Sonuç olarak...

Ne makamlar ne kalabalıklar hiçbir şeye çözüm değildir. Asli çözüm, başlı başına şahsiyetli omurgadır. Bu omurga, ya birindedir ya bir diğerindedir. İnsanın aradığı hiçbir yerde değilse, terk ettiğinde gizlidir.

Geçtiğimiz günlerde, 2. Kudüs Mitingi, "Büyük Kudüs Mitingi" sloganıyla, bu kez Konya'da değil, İstanbul'da yapıldı. Heyecanlı ve özverili bir çalışma sonucu, 37 yıl sonra ortaya çıkan değer gösterdi ki, hepimiz bir davanın erleriyiz. Bize düşen vazife ise, bu davanın dertlisi, derman arayanı ve idrak edeni olabilmektir.

Miting alanına ulaştığımız vakit, çok erken bir saatti. Her yer bomboş idi. Ve miting başlangıcında da meydanda büyük bir boşluk söz konusu idi. Ancak saatler, güneşin gittiğini gölge ve serinliğin geldiğini gösterdiği vakitlerde, kararan havaya rağmen akın akın insan seli geliyordu. Allah'a şükürler olsun, kardeşlerini bırakmayan kardeşler var.

O günün ilk saatleri, bizden hemen sonra gelen erkenci tayfadan ortanca yaşta bir kadın sesleniyor, "Erdoğan'da gelecek mi, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'da gelecek mi?"...

Siz olsanız, ne söylerdiniz... Ahh şu sessizliğim.

O hanımefendiye dönüp baktığımda, "gelecek bacım" demeyi ne çok istedim. Ve seslendim, içimden, gizliden, sessizce, "bugün gelmeyecek bacım ama yarın elbet gelecek"...

Düşünsenize, ne kadar acı değil mi?

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
İstanbul’un fethi coşku ile kutlandı! Fetih çağı değiştirdi
İstanbul’un fethi coşku ile kutlandı! Fetih çağı değiştirdi
Ayasofya’da yine bir fetih muştusu
Ayasofya’da yine bir fetih muştusu