Türk Siyasi Hayatı'nda  Farklı Bakış
Recep Taha Engin

Türk Siyasi Hayatı'nda Farklı Bakış

TÜRK SİYASİ HAYATI’NDA FARKLI BAKIŞ

 

Türk Siyasi Hayatı 1950’den beri iki kutuplu olması amaçlanmaktadır. 1945 yılında NATO için çok partili hayata geçiş çalışmasında CHP kendi içinde DP çıkartarak aslında bir denge kurmayı amaçlamıştır. Buna Karşılık Osman Bölükbaşının Millet Partisi ve Nuri Demir ağ’ın Milli Kalkınma Partisi dengelere değiştirmiştir. Yeni kurucu unsur Millet Partisine müdahale edemese de, Milli Kalkınma Partisine gizli şekilde müdahale etmiş ve partiyi yaşatmamıştır.

(Temel açıdan bugünün CHP si aynı CHP iken Ak Parti DP devamı, MHP ise MP devamı niteliğindedir. Milli Kalkınma Partisin Temel prensibi ise Bugün SP tarafından temsil edildiğini söylemek yanlışta olmaz.)

1950 seçimlerinden son 1970 yılına kadar ülke iki partili bir sistemin ara yüzünü yaşanmaktaydı.1970'lerde sonra MNP nin ortaya çıkışı dengelere değiştirmiştir.1970’li yıllar ile 1980 yılları arasında “Sağ ve Sol” tartışmalar çıkararak ülkeyi iki kutuplu denge içerisine sokmaya çalışarak MSP' nin güçlenmesi engellenmekteydi. Uluslararası konjektür olarak da dünyanın iki kutuplu olması Türkiye’nin de bu kutbun içinde olması gerekmekteydi.

1990 yıllara kadar süren iki kutuplu dünya Türk Siyasetinde de ANAP ve SHP kutuplaşmasını amaçlanmış ve 1990'lara kadar devam etmiştir. Demirel ile Özal'ın tartışmalı bu işi sekteye uğratmış birin CB birin Başbakan olması ile DYP ve ANAP kutbu yerine DYP ve SHP kutbu bırakmıştır. Seçim den kaynaklı olarak bu iki partinin koalisyon yapması sonucu bu kutupluluk azalmıştır.

1990 seçimlerinde RP -MÇP (MHP) ve IDP seçim ittifakı yaparak sağ ve sol mantıkla nasıl mücadele edile bileceğinin yolunu çizmiştir. Uluslarası ilişkilerdeki Bağımsızlık teorisinin bir farklı türü olmuştur diye biliriz. Bilindiği gibi Doğu ve Batı bloğuna girmek istemeyen devletler bağımsızlar bloğunu oluşturmuşlardı. İşte RP-MÇP ve IDP ittifakını birde böyle okumak gerektiğini düşünmekteyim.(Geçmişteki bu ittifakı birileri bugün SHP ye karşı olarak yazsana aslında bu ittifak ANAP, DYP ve SHP ye karşı yapılmış bir ittifaktır.)

1990 yılında SSCB'nin ve Yugoslavya'nın dağılması sonucu Doğu kutbu ve Bağımsızlar teorisi yıkılmıştı. NATO kararıyla birlikte Komünizm den sonra yeni bir düşman hedeflenmiş bunun merkezinde İslam konmuştur.

İslam hedef alınması sonucu 1991 yılardan itibaren Türkiye'de laik ve dindar tartışmaları başlatılmıştır. Uluslararası olarak ise Bosna Hersek ve Çeçenistan vakaları yaşanmakta 1943 den beri devam eden Filistin meselesi hala konumu koruyordu.

1991 yıllarında Türkiye'deki kutuplaşma artması için çeşitli suikastlar ve devlet içindeki gizli unsurlar kullanılarak Madımak ve Başbağlar vakalarıyla kutuplaşma artırılmaya çalışılmıştır. 1994 yılındaki seçimlerde RP sinin belediyelerde başarı kazanması sonucu RP'sini ikrarda boğama amaçlanmış onun başarısızlığı hedeflerine oturtup Merkez sağın gücünün korunması amaçlanmaktadır.

1995 seçimlerinde RP sinin %21 oy alması sonucunda İlk başta hükümet kurması engellenmiş daha sonra hükümet kurması sağlanmıştır. Hükümetin yıkılması kurulmadan planlanmış olmasına karşılık ilk altı aydaki başarısı gözleri korkutmuş hükümeti yıkma planı hızlandırılmış ve 28 Şubat meydana gelmiştir.28 Şubat'ın 5 ay sonra Hükümet ortağı olan DYP'nin vekillerin istifaları ve Tansu çillerin anlaşma gereği hükümeti bir yıl erken kurmak istemesi ile Erbakan hoca yeni kurulacak hükümetin başbakanı Tansu Çiller RP, DYP ve BBP (Muhsin Yazıcıoğlu ve 7 arkadaşı) imzası ile hükümetin ona verilmesi üzerine Demirel'e verilmiştir. Demirel ise buna karşı çıkmış farklı bir yol izlemiştir.

1999 yılında FP sinin kurulması ardında partinin ilk kongresinde parti içinde gelenekçi ve yenilikçi ayrımı ortaya çıkması sonucu Emin Çölaşan'ın yazısı 2002 de gerçekleşmiş olmuştur.

Milli Görüş hareketi; 20 ve 21 yılın en büyük siyasi hareketidir. Bu hareket oy yüzdeleri ile ölçümleyecek kadar büyüktür. Bu hareketin temelleri İslam Medeniyeti üzerinde Temel Esasları ise İslam inancı üzerine kurulmuştur.

Milli Görüş hareketi siyaseti Ahlak üzere yapar. Elde somut bilgiler olmadan konuşmaz bu maksatla ekonomik konularda verdiği bilgiler Mevcut devlet kurumlarının her ay düzenli olarak verdi ve halkla paylaştığı bilgiler üzeredir. Ortaya atığı çözüm yolları ise Adil Ekonomik Düzen teorisin ortaya attığı çözümlerdir.

Milli Görüş Hareketin ortaya attığı hukuk sisteminin Merkezinde Adil Hukuk Sistemi vardır. Bu sistem çok hukukluluk olarak tanımlanan teoriyle eş değer olarak görülse de temelin kendi inanç ve değerleri doğrultusunda oluşan hukuk sistemidir. Kısacası birey kendi inanç ve değerleri doğrultusunda yargılanır. İki farklı inanç ve kültürün davası ise bir üst merci tarafından görülür.

Milli Görüş Hareketin ortaya attığı dış politika anlayışında yatan temel şahsiyetli dış politikadır.
Şahsiyetli dış politika ile birlikte Uluslarası ilişkilerde İslam Birliği savunmakta olup bu bağlamda büyük iktidar ortağı olduğu Refah-yol hükümetinde D-8 temelini atmıştır.Bunun ile birlikte Dünya politikasında NATO,BM ve Şanghay 5’lisi gibi yapılara karşı İslam Birliği söylemesini geliştirerek İslam ülkelerin İttifak ettikleri konularda bir olmasını savunmaktadır.

Bugün Milli Görüş Hareketin Siyasi parti olarak tam temsilcisi Saadet Partisidir. Saadet Partisin diğer partilerle arasındaki farklar ise şu şekildedir;

-Adil Ekonomik düzen
-Adil Hukuk Sistemi
-Şahsiyetli Dış politika
-Önce Ahlak ve Maneviyat öncüğünde Maarif Davası
-Türkiye'nin Kalkınan Projesi 
-Sanayi üretimi
-Yerli ve Yerinde üretim
-Milli Sermaye 
-Sanayi ve teknoloji hamlesi (Ağır Sanayi)

Saadet Partisi ve diğer partiler arasındaki fark açık şekilde her parti bazında tek tek temel farklılık olarak yazılmıştır. Bugün birileri aynı tabandan geliyorsunuz ittifak ettiniz noktalar vardır dediğinde evet ittifak ettiğimiz noktala tabi olarak vardır. Ancak temel farklılıklar ortadayken de bizim bir olduğumuz ifade etmek yanlıştır.

Bugün bazıları çıkıp yapılan eleştirileri birileri ile ittifak etme olarak anlayarak çözümsüzlüğün yolunu çizmektedirler. Siyasi Ahlak gereği bu ülkede Siyaset yapan ve seçimlerde kayıtlı olan 23 parti bulunmaktadır. Bu maksatla hepsi ile görüşüle bilir anacak bu onlarla bir olunacak manası çıkarmak Siyasi Ahlaksızlıktır. Temel Farklılıklar ortada iken taban farklılıklarında mevcuttur. Bu maksatla ortaya atılan ithamlar aslında söz söyleyemeyenlerin acizliğidir.

 

 

 

Saadet Partisi ile diğer partiler arasındaki farklar;

Ak parti ile arasında 6 temel fark vardır;

CHP ile arasındaki 7 temel fark

 

1.Dünya'ya bakış açısı 
2.İdari ve yönetim 
3.Hukuk Sistemi
4.Ekonomik sistem 
5.Dış politika 
6.Eğitim Modeli
7.Sosyal hayata bakış

 

1.Ekonomik Model
2.Hukuk Anlayışı
3.Dış politika 
4.sanayi ve üretim modeli 
5.Eğitim Modeli 
6.İdari ve yönetim Modeli

 

MHP ile arasındaki 5 temel fark 
 

HDP ile arasındaki 8 temel fark

 

1.bölgesel ve coğrafi olarak sosyal hayata bakış
2.Ekonomik model
3.sosyal açıdan topluma bakış
4.dış politika 
5.eğitim Modeli
6.Siyaset Dışında başka yerlerde çözüm
7.idari ve yönetim Modeli (eyalet sistemi)
8.üretim ve kalkınma

 

1.Ekonomik model
2.sosyal açıdan topluma bakış
3.Dış politika 
4.Hukuk Sistemi
5.Eğitim Modeli

 

 

Mecliste maaş konusunda yâda kendi çıkarları doğrultusunda politik ittifaklara susanlar içi boş olan iddiaları mesnetsiz edebiyattan öte değildir.

Milli Görüş hareketi şahıs bazlı bir hareket değildir. Temelinde Cihad ruhu yattığından kaynaklı olarak bütün çalışmaları teşkilat bazlıdır.

Teşkilat bazlı çalışmasında kendine ait formülleri ve eğitimleri vardır. Milli Görüşçü olduğunu iddia eden bir birey İlim sahibi,Bilgi sahibi (İlim ve Bilimi temel olarak ayırmaktayım), hoş görü,Çalışkan ve Kuru eleştiri yapan olamaz.

Öz eleştir yapılacaksa eğer Bugün Bazı kardeşlerimizin sosyal medya paylaşımları hoş görüden ve üsluptan uzak olduğu gibi kin ve nefret ifadeleri bulunmaktadır. Bu tamamen yanlış bir üsluptur yapılan bu şekil ifadeler aslında Bazı kardeşlerimizde Teşkilat hastalığının göstergesidir.

Milli Görüş hareketi teşkilatlı bir yapı olduğundan bireye bağlılığı yoktur. Bağlığı direk olarak Temel Esaslar ve prensiplerdir.Bu doğrultuda hareket ederek bireyciliği öldürmektedir.

Birey hata yapacağı için bağlılığının bire bazlı olmadığı en önemli unsurdur. Hakeza buna verilecek en büyük örnek 54.Refah-yol hükümetinde Erbakan hocanın -Tansu çileyle yaptığı ittifak sonucu kendisi ile tokalaşması olmuştur. Bu zamanında parti içi eleştirinin nasıl olduğunun göstergesi olmuştur. Aynı eleştiri geçen ay SP ziyaret eden Merak Akşener ve Temel beyin görüşmesinde de vuku bulmuştur.

Milli Görüş Hareketin Erbakan olan bağlılığı birey bazlı değil onun gösterdiği hedef ve ilkeler bazlıdır.1976 yılında Erbakan’ın Sakarya'da yaptığı konuşma örnektir.2000 yılında FP mitinginde yapılan sloganlar birey Bazı olarak okuyan yenilikçililer Milli Görüşü bu şekilde eleştirmiştir.Halbuki Gerek FP kongresi gerek de Numan kurtulmuşum götürmüş olduğu SP kongresinde onlara karşı yapılan Sloganlar Erbakan’ın ortaya attığı hedef ve ilkelerden vaaz geçilmeyeceğini Emir sahibi olan kişi hayata olduğu müddetçe ve şartları yerine getirdiği müddetçe emrine uyulur.

Not;

1.Emir sahibin uyma şartları üç temel ana unsuru vardır; esir olmayacak, İslam’a aykırı hareket etmeyecek ve Akli melekeleri yerinde olacak.

2.Öz eleştiri yapacak olursak 50 yılık siyasi bir hareket olarak Üniversitemiz bulunmamaktadır. Son dönemde Birikim okullarının böyle bir çalışma yapması sevindirici olmuştur. Bu çalışmanın tez zamanda başlaması gerekmektedir.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Suriyelilerin İllere Göre Dağılımı 'Ağustos/2017'
Suriyelilerin İllere Göre Dağılımı 'Ağustos/2017'
Oruç: İyiliği Tutmak ve Kötülükten Vazgeçmek
Oruç: İyiliği Tutmak ve Kötülükten Vazgeçmek