Ataması Yapılmayan Öğretmenler
İsmet Erdem Atik

Ataması Yapılmayan Öğretmenler

Öncelikle yanlış bir tanımlamayı düzeltmek istiyorum. Çoğumuz konu açıldığında atanamayan öğretmenler deriz aslında atanamayan öğretmen değil ataması yapılmayan öğretmenler demeliyiz. Zira problem öğretmen adaylarında değil bizim pek mükemmel olan(!) eğitim sistemimizde. Üniversiteyi kendi bölümünde veya fakültesinde derece ile bitirmiş pek çok öğretmen adaylarımız var. Ancak biz bu genç arkadaşlarımızdan faydalanmak yerine onları diplomalı işsizler ordusuna itiyoruz. Gencecik insanlar öğretmen olmanın hayaliyle girdiği üniversiteleri bitirdiğinde hayal kırıklığına uğramakta. Bu en başta öğretmen adayı arkadaşlarımızı üzüyor ancak beraberinde bu arkadaşlarımızın ailelerini de üzüyor. İnsanlar teog sınavına giriyor, ygs lys sınavlarına giriyor bir üniversiteye yerleşiyor. Üniversiteyi bitiriyor yetmiyor bir de kpss engeli çıkıyor karşılarına. Hadi ona da tamam. İnsanlar borca girerek dershaneye gidiyor, türlü yayınlardan kpss kitapları alıp sınava hazırlanıyor 1 yıl eve kapanıyor ders çalışıyor. Ve sonra yine hayal kırıklığı. Onca emek, zaman, para bir çırpıda heba olup gidiyor. Daha da kötüsü intihara sürüklenenler oluyor bu süreçte.  Geçenlerde sayın bakan atanamayan öğretmenler başka alana yönelsinler diye açıklama yaptı. Başta söylediğim gibi yanlış bir tanımlama. Sayın bakan konuşmanın içeriğini açmıyor. Ne gibi alanlara yönelsinler sayın bakan? İnsanlar 23 24 yaşlarında üniversiteyi bitiriyorlar. Ellerinde iş bulabilecekleri bir meslek yok. Özel okulla yöneliyorlar bu sefer tecrübeniz yok denilerek geri çevriliyorlar. Sanayiye gidip çalışacak yaşı zaten çoktan geçmiş bu insanlar. En iyi ihtimalle asgari ücretle günde 10 saat çalışmak kalıyor ki o da bulabilirlerse. Beni yanlış anlamayın asla işçi kardeşlerime saygısızlık etmek istemem. Bu hayatta alın teriyle helal para kazanmak çok önemli bir şey ama öğretmen adayı arkadaşlarımız üniversiteyi bunun için okumadı. Aileler çocuklarını öğretmen olarak görmenin hayaliyle başka şehirlere üniversite okumaya gönderdi. Asgari ücretle bir işte çalışması için değil.Türlü geçim sıkıntıları içinde her ay çocuklarının hesabına para yatırdılar. Yeri geldi kendi ihtiyaçlarını ertelediler.

 Üniversite kontenjanlarını takip ediyorum. Ataması olmayan bir çok bölümler hala sınıfları dolduruyor. Kontenjanlar kısılmıyor. Yeni işsizler ordusu oluşturulmaya devam ediyor. Bu işsizlikte sadece insanlar değil devlet de zarar ediyor. İş gücüne, devletin işleyen çarkına katılması gereken nüfus ailesine bağımlı olarak yaşamaya devam ediyor. Madem bir bölümün, öğretmenliğin ataması çok az yeni alımları yapmayın. Atamaları ilk olarak mezun kitleyi eritmek kaydıyla devam ettirin. Bu düşünülse çok kolay bir çözüm ancak yetkililer bu konuda düşünme zahmetine bile girmiyor dalga geçer gibi öğretmen adayları farklı alanlara yönelsinler diyor.  

Son bir not: Milli Eğitim Bakanı Sayın İsmet Yılmaz şu şekilde bir açıklama yaptı’’Evet, enerji kaynaklarımız az ve değerli yer altı kaynaklarımız yok ancak mükemmel bir eğitim sistemimiz var’’ dedi. İşsizler ordusu üreten bir eğitim sistemimiz var sizce de mükemmel değil mi?

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Oruç: İyiliği Tutmak ve Kötülükten Vazgeçmek
Oruç: İyiliği Tutmak ve Kötülükten Vazgeçmek
Evlilik Programları Kaldırıl(a)madı!
Evlilik Programları Kaldırıl(a)madı!