Kudüs İslamındır
Yavuz Selim Yanıkova

Kudüs İslamındır

KUDÜS İSLAMINDIR Kudüs, İslam âleminin en önemli şehirlerinden birisidir. Müslümanların ilk kıblesidir ama 50 yıldır işgal altındadır ve Kudüs’ün sembolü Mescid-i aksa esaret altındadır. Birkaç gün önce ABD Başkanı Donald Trump yaptığı açıklamada, İslam dünyasından gelen tüm tepkilere karşın Kudüs'ü İsrail'in resmi başkenti olarak tanıdı ve Tel Aviv'deki ABD Büyükelçiliği'nin Kudüs'e taşınacağını açıkladı. Bu açıklama Türkiye ve İslam dünyasında haklı olarak tepkiye yol açtı.

Kudüs 1967 yılında İsrail tarafından işgal edildi ve İsrail, tek taraflı olarak kentin doğusunu ve batısını "birleşik başkenti" ilan etti. Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi ise "savaş yoluyla toprak elde etmenin kabul edilemezliğini" işaret eden 242 no'lu yasayı onaylayarak İsrail'in derhal işgal ettiği topraklardan çekilmesi çağrısında bulundu. Tabi İsrail bu kararların hiçbirisine uymadı. 1967 işgalinden sonra ise Yahudiler bölgeye göç etmeye başladı. 1980’de çıkarılan bir yasayla Kudüs’ün İsrail’in başkenti olduğu tekrar vurgulandı. Daha sonraki süreçte doğu Kudüs’te bulunan Müslümanlara karşı baskı ve zulüm arttı. Doğu Kudüs’e giriş çıkışların yasaklanması gibi.

Hangi sebepler İslam âleminin Kudüs konusuna yönelmesini engelledi?

Bizler Siyonizm’in oyununa geldik. Siyonizm, bizi Sünni, Şii, Türk, Kürt ve Arap diye böldü ve ideolojik karmaşaların içine itti. Bizler bu kavgaları verirken aynı zamanda Müslüman ülkelerde işbirlikçi yönetimler kurularak bu karmaşa desteklendi. Bugünde İsrail’in en önemli koruyucusu olan ABD Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdı.

İslam âlemi Kudüs için neler yapmalıdır?

Kudüs İslam âleminin kırmızı çizgisidir. Tabi bunu demekle hiçbir şey bitmiyor. Kudüs için Türkiye’nin ve Müslüman ülkelerin daha net ve yaptırımı olan hamleler yapmaları gerekmektedir. İslam İşbirliği Teşkilatı(İİT) Kudüs gündemiyle İstanbul’da bir araya geldi ve Doğu Kudüs’ü Filistin’in başkenti ilan etti ama şunu bilmeliyiz ki Doğu ve Batı Kudüs diye bir şey yok. Tek Kudüs vardır. O da Filistin’in başkenti ve Müslümanların Kudüs’üdür. Bunu bu şekilde ilan etmek tek başına yeterli değildir, haricen yaptırımlarda gerekmektedir. Bu yaptırımlar öncelikle; İsrail ile diplomatik ilişkilerin sonlandırılması ve hava sahalarının İsrail’e kapatılması gibi tedbirler alınmalıdır. Kudüs konusunda Türkiye’nin ve Müslüman ülkelerin alacağı tavır hem Türkiye’nin hem de Müslüman ülkelerin geleceğini büyük oranda etkileyecektir. Şu bilinmelidir ki ne Amerika ne de İsrail bizim dostumuz değildir ya da moda tabirle müttefikimiz olamaz. Özellikle İsrail’in Kudüs’ü başkent ilan etmesi ve Amerika’nın bunu desteklemesi ve desteklemesindeki amacı Ortadoğu’nun kaderini İslam âlemi aleyhine etkilemektir. Özellikle Büyük Ortadoğu projesinin gerçekleşmesinde önemli adım olan PKK’nın ağır darbesi yemesi, Amerika’nın bu kararını bugünlerde açıklayarak Türkiye’nin dikkatini bu yöne çekmek istemiş olmasını akıllara getiriyor. Tabi ki Türkiye bu hamleleri anlayamayacak bir ülke değildir. Türkiye ne yapması gerektiğini biliyor ve tüm İslam âlemi adına gereken adımları atmalıdır.

Hakkın savunucusu olan biz Müslümanlar Kudüs’ün önemini asla unutmamalıyız. Kudüs özelinde Filistin toprakları yüz yıldan beri adalete hasrettir. Bu adalet ancak başta Türkiye’nin ve İslam âleminin uyanışı ile gerçekleşecektir. Bu gün İslam âlemi bir buhranın içerisindedir. Bir karanlık içerisindedir. Bilinmelidir ki gecenin en karanlık anı aydınlığa en yakın anıdır. Umarım yaşanan bu olaylar İslam âleminin uyanışına vesile olacak ve İslam alemini beklenen aydınlığa çıkaracaktır. Tüm dünya şunu iyi bilmelidir ki; Kubbet-üs Sahra Miraç’ın nişanesidir, Beyt’ül Makdis Müslümanların ilk kıblesidir, Kudüs Filistin’in başkentidir, Kudüs İslam’ındır ve İslam’ın kalacaktır.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Toplumsal cinnet!
Toplumsal cinnet!
İstanbul’un fethi coşku ile kutlandı! Fetih çağı değiştirdi
İstanbul’un fethi coşku ile kutlandı! Fetih çağı değiştirdi