Sevgi'liler Günü
Medine Ekmekci

Sevgi'liler Günü

Tüketim çılgınlığını pompalamak için kapitalist sistemin ortaya koyduğu sembolik özel günler, alışveriş çılgınlığını sürdürebilmek için ürettiği kısaca ‘’çakma günlerdir’’ diyebiliriz.Bu suni olaylara ayak uyduralım derken kendi değerlerimizi, kimliğimizi,milli ve manevi değerlerimizi her geçen gün parça parça kaybediyoruz.Bizi biz yapan değerlerimiz; yardımlaşma,paylaşma,fedakarlık gibi bir çok güzelliklere sahipken, hatta çocukken hatırlıyorum dedem rahmetlik yoldan geçenlere bile çay kahve yemek ikram etmeden asla bırakmazdı.Bizler böyle yetişirken hangi ara köşe başlarını işgal eden uyuşturucu satıcılarıyla karşı karşıya gelen bir nesil haline geldik..

Kapitalizmin hedefi; TÜKET, DAHA ÇOK TÜKETTİRMEK ve İNSANLARI TÜKETTİREREK TÜKETMEKTİR !

Yıllardır şunu anlamış değilim. Bi kere Sevgililer günü denen safsatanın sadece evlilerin kutladığı sevgilerini hatırladıkları bir gün değildir.Asıl amaç ; evli insanları mutlu çift haline getirmek değil, nikahsız birliktelikleri flörtü meşru hale getirmek olduğunu düşünüyorum.Bizim kültürümüzde sevgi denen şey yılın sadece bir gününe sığdırılıp, bozuk para gibi harcanacak bir şey değildir.

Aslında çocuklarımızı yetiştirirken batı kültürünü bir kenara bırakıp öze dönerek Anadolu pedagojisi ile yetiştirip bilinçaltına ekilen zehirli tohumları vakit geçmeden temizlemeliyiz.Yapılan araştırmalarda Dünya üzerinde ilk ve tek çocuk merkezli devlet olarak Osmanlı Devletini tarif etmektedirler.

Peki üç kıtaya hakim olan Osmanlı nasıl bir çocuk yetiştirme modelini Devlet olarak sistemleştirmişler ki başarılı olmuşlar?

Yaklaşık 9 yaşında bir çocuk vardı.Anadolu sokaklarında arkadaşlarıyla oynuyor,akşam evde annesiyle dertleşiyor,babasıyla göz göze gelip yaşamı onlardan öğrenmeye çalışıyordu.Onu çok seven yaşlı bir zat adeta ‘ruh okuyucusu’ gibi onda ki sırrı keşfetmeye ruhunu hissetmeye çalışıyordu; fakat çocuk ser verip sır vermiyordu.

Bir süre sonra çocuk büyüdü boylu poslu, içi içine sığmayan genç bir delikanlı oldu.Yaşlı zat ile bir gün sabaha kadar sohbet ettiler.İstirahat etmek için odasına çekildiğinde duvarda asılı Kur’an-ı gördü ve saygısızlık olmasın diye ayaklarını uzatmadan kenara kıvrılıp uyudu.Bir rüya gördü ve kan ter içinde uyanıp hemen hocasına koştu.

‘Rüyamda sanki Allah cc bana hitap etti ve dedi ki: ‘Ey Osman sen benim Kur’anıma saygı gösterdin,ben de sana seni senin evladını ve bağlılarını dünyada aziz ve muhterem kılacak kıyamete kadar devam edecek bir ulu devlet verdim’ dedi.

Hocası gözyaşıyla dinledi, içinde muhteşem bir duygu oluştu.Koca bir devlet kuracak çocuğun fıtratının bozulmaması gerekiyordu.Zira her çocuğun bir sırrı olduğu gibi Osman’ın da bir sırrı vardı ve onun sırrı büyüktü.Adım adım bunu gerçekleştirdi ve kocaman bir Osmanlı imparatorluluğunun temellerini attı.Kendi ruhunda ki Osmanlı çınarını barındıran çocukluk sırrına sahip bir Osman bey idi.

Günümüz anne babaları çocuklarına hayret makamından şaşkın bir ruh ile ‘Sen kimsin?’ diye bakmadıkları için çocukluk sırları ortaya çıkmıyor. Çocuklarımıza sahip çıkalım.Kapitalizmin

kucağına bırakmayalım.Çocukluk sırrı nedir, nasıl korunur başka bir yazımızda kaleme alalım inşallah.

Şerefli bir erkek Sevgisini yılın sadece bir günü değil, tıpkı kördüğüm gibi her günü bunu eşine hissettirendir.

Sizleri emanetleri zayi etmeyen Allah’a emanet ediyorum .

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Toplumsal cinnet!
Toplumsal cinnet!
İstanbul’un fethi coşku ile kutlandı! Fetih çağı değiştirdi
İstanbul’un fethi coşku ile kutlandı! Fetih çağı değiştirdi