Kutuplaşma Seçiminde Rant Değil Ülke Kazanmalı
Ali Ayata

Kutuplaşma Seçiminde Rant Değil Ülke Kazanmalı

                       Modern çağ ve yaşam standartları ne kadar gelişirse insanlık o kadar yaşamsal rahatlama gider diye bir algı vardır. Tabi bu gelişmelerin kültürümüze ve hassasiyetlerimize olumlu ve olumsuz birçok etkisi bulunmaktadır.

                Hayat şartları rahatlamaya/rahatlatmaya yönelik iyileştirme gayretinde olunduğu gibi insan fıtratında birçok değişikliğe sebep olmuştur. Cumhuriyet dönemi itibari ile savaş sonrası imkansızlık, açlık ve yokluk unsurlarından dolayı öncelikler medeniyetimizin ve üretimin gelişmesinde değil  yoklukla nasıl baş edebiliriz eğiliminde olmuştur. Bu imkansızlıklar içerisinde olunmasına rağmen emek ve mücadelenin sonucu başarıya ulaşanlar elbette olmuştur. Bu başarılar ile beraber de dönemin ve dönemimizin iyileştirilmesi yönünde çalışmalar başlamıştır.

                Bununla beraber bu dönemlerde kişinin yaşadığı bölge ve yaşatıldığı ortama bağlı olarak belirli algoritmalar çerçevesinde önce görüş ayrılıkları, daha sonra da ayrılıklar kutuplaşmalar meydana gelmiştir ki siyasi olarak bu dönemin başlangıçlarından biri diyebileceğim örnekte VATAN CEPHESİ olmuştur. Öyle veya böyle bu dönemde çok ciddi ayrışmalar, kutuplaşmalar meydana gelmiş, mahallede, sokakta hatta ve hatta ev içlerinde bile kavgalar meydana gelmiştir. İşin genelini değerlendirecek olursak, ülke kutuplaşmış, insanlar ayrıştırılmıştır ve savaş sonrası yeni ağır sanayi atılımları yaparken yine gerileme süreci başlamış bulunmaktadır. Bununla beraber rant sahiplerini her zaman olduğu gibi yine kazanan taraf olmuştur.

                Dönemimizdeki siyasi ayrılık, halkımızın ayrıştırılması başta olmak üzere  bizi felakete sürüklemektedir. Bir konuda ki ayrılık o işin başarısı ve daha iyi olabilmesi için yorumlanırken dönemimizdeki görüş ve fikir ayrılıkları bizleri uçuruma sürüklemektedir.

                Vatandaşlarımız ayrılık ve kutuplaşma içerisinde. Kardeş kardeşe kin besler vaziyette. Görüşlerinde çok uç noktada olan insanlar kavga etme, birbirini vurma vaziyetinde. Öyle bir kutuplaşma iklimindeyiz ki esnaflar bile görüşüne uygun olan kişi ile ticaret yapma içerisinde. Ürünün ne olduğunun, fiyatının ve kalitesinin ne olduğunun hiçbir önemi yok.

                Velhasıl biri buna dur demeli. Biri sinsice yapılan bu bölünmeye dur demeli. Bizler ceddi ile, sınırlarının genişliği ile övünen, adaleti ile övünen ihtişamlı bir geçmişe sahibiz. Yine bu ihtişama, adalete sahip olabiliriz. Yine yeniden bozulmuş dünya'nın ve dağılmış Müslüman aleminin rotasını tek bir çizgide toplayabiliriz. Yeniden medeniyetin, ilimin ve hakkaniyetin öncüsü olabiliriz. İlim ve bilim insanlarının yetiştiği, İnsanlığın saadet ve selameti için yeniden bir şahlanışa geçebiliriz.

                Hiçbir şey zor değil. Çözüm için yeni teknikler aramaya gerek yok. Bu yapıldı. Çok geçmişte de yapıldı. Yakın tarihte de yapıldı. Sadece tek ihtiyacımız olan ADALET ve GÜVEN... Kişilerin kıldığı namaz elbette ki karakterine referans olmalı ama vatandaşlarımız LİYAKAT kavramına göre insanlara görev vermeli.  Ehliyet sahibi devlet kadememizde görev almalı.Onun için diyoruz ki kutuplaşma seçiminde Rant değil ülke kazanmalı.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
İstanbul’un fethi coşku ile kutlandı! Fetih çağı değiştirdi
İstanbul’un fethi coşku ile kutlandı! Fetih çağı değiştirdi
Ayasofya’da yine bir fetih muştusu
Ayasofya’da yine bir fetih muştusu