Yasak Elma Şekeri
Medine Ekmekci

Yasak Elma Şekeri

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur zaman içinde develer tellal iken sinekler berber iken ben dedemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken ‘’ diye masallarla açtık gözümüzü hayata. Ağlayınca meme verildi, yaramazlık yapınca haşere denildi. Velhasıl türlü türlü etketlerle büyüdük gittik. Yeri geldi eleştirildik, kıyaslandık, hakarete maruz kaldık, dayakta yedik. Çocukken şekilden şekle sokulan minicik ruhumuza vurulan darbelerin acısını büyüdüğümüzde zerrelerimize kadar hissettik. Çocuk eğitmenin terbiye etmek olduğunu  zannediyorduk. Zannediyorduk ki; 'size emanet olarak verdim' dediği çocukların terbiyesi bize ait! Halbuki bize verilen görev çocuklara sadece yol gösterici bir rehber olmamızdı. Çünkü onları terbiye eden sadece Rabbimiz ! Gereksiz yere bu görev üstlenince insanoğlu, işler arap saçına döndü ve çıkmaza girdik. 
Şu soruyu hep sorarım kendime?
- Dindar bir nesil yetiştirelim derken nasıl oldu da kindar nesil yetiştirdik?!  Zaman hiç bir şeyi yerinde bırakmıyor . Bedenimizi değiştirdiği gibi ruhumuzda  kızgınlıklarla, kırgınlıklarla, hüzünlerle, sevinçlerle kor bir ateşin üzerinde adeta pişiriyor. İşte bu ruhu incinmiş insan bazen sofraya ellerini yıkamadan oturan çocuğa oklavayla vuran bir Anadolu kadını, bazen harçlığını kesen bir baba, bazen de emeğinin değerini bilmesi için kulağını çeken bir usta oldu.. Çocukluğumuz tıpkı koskocaman bir gökyüzü gibi ölünceye kadar peşimizi bırakmıyor. 6 yaşına kadar kişiliğimizin temelleri atılıyor ve tıpkı bir kamera gibi bilinçaltımız her şeyi kayıt altına alıyor. Yaşadığımız sorunların temeline baktığımızda ortaya çocukluğumuz çıkıyor. Hayatımızda çok önemli olan bu zaman dilimini tertemiz geçirmek, güzel anılar bırakmak için hiç Asrı Saadete uğradınız mı? 
5 yaşında kuşu ölen küçük Umeyr’e taziyeye giden bir Peygamber.. Yanında 10 yıl  hizmetinde bulunan Enes’e Of bile dememiş bir Peygamber..
Medine’de hurma ağaçlarını taşlayan Abdullah’a ‘’ Yavrucuğum hurmaları taşlamasan, altına düşenleri alıp yesen diye öğütleyen Peygamber..
 Namazda Hasan ile Hüseyin sırtına binince onlar incinmesin diye secdesini uzatan Peygamber..
 Soruyorum sevgili dostlar Kainatın Efendisine baktığımızda (erkek olmasına rağmen) edep, incelik, zarafet, nezaket sorumluluk bütün güzellikleriyle muhteşem bir örnek varken dayak bize hangi kabileden kaldı acaba? 'Cennetten çıktı' dediğinizi duyar gibi oldum. Geleceğimizi emanet ettiğimiz varlıklarımız çocuklarımız. Şimdimizi şekillendiren dönem çocukluğumuz. Verilmeyen hediyeler, şımaracak diye söylenmeyen aferinler, taltifler, tutulmayan sözler… Aslında çocuk istismarının ilk adımları… Çocuklar için onur meselesi olan hayat boyu unutulmayan ve en önemlisi kalplerde iz bırakan kandırmacalar.. Çocuk istismarı denince ilk akla gelen cinsel istismar çocuk işçileri olur. Farkında olmadan ilk istismarı bizler yapmışız basit kandırmacalarla… Bir insanın ayakta ve hayatta kalabilmesi için Anne sütünden sonra en önemli iki şeye ihtiyacı vardır; Sevgi ve Güven Çocuklar Sevgiyi anneden, Güveni babadan alırlar. Sağlıklı bir evlilik için ebeveynlerin bu konuda minimum hassasiyetle duyarlı olmalılar. Çocuk istismarlarının günümüzde bu kadar yoğun olmasıyla insanlığımızdan utanır olduk. İstismarları yaparlar da bir zamanlar çocuktu. Akla şöyle bir soru geliyor acaba onları yetiştiren anne baba nasıl bir ebeveynlerdi? Sevgili dostlar ne kadar bilinçli bir Aile olsakta çocuğu aslında belli bir süreden sonra toplum yetiştiriyor. Çünkü insan sosyal bir varlık, fıtratını bozmadan yetiştirmeye gayret edelim. Geçmişte her şeye yasak koyan bir nesilden aman ne olacak diyen bir nesil oluştu. Bir türlü ortasını bulamıyoruz. Çocuklarımızın fıtratını bozmadan İslam’ın sancağını en yükseklerde taşıyan özgüveni yerinde, sorumluluk bilinci gelişmiş, edep düsturuyla bilinçli ve şuurlu bir nesil için Allah’tan yardım dileyelim, çocuklarımızın dua depolarını dolduralım. 
Sizleri emanetleri zayi etmeyene emanet ediyorum.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Ali usta     0000-00-00 Sizden öğreneceğimiz çok şey var...
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Toplumsal cinnet!
Toplumsal cinnet!
İstanbul’un fethi coşku ile kutlandı! Fetih çağı değiştirdi
İstanbul’un fethi coşku ile kutlandı! Fetih çağı değiştirdi