Advert
Advert
Advert
Hayatımızı Kuşatan ve Etkisi Altına Alan Silah MEDYA
Ali Ayata

Hayatımızı Kuşatan ve Etkisi Altına Alan Silah MEDYA

        Hayatımızı kuşatan, etki altına alan sorunların çokluğu ve çok yönlülüğü bizlere düşünmeyi zorunlu kılıyor. İnsanlarımız çevreleri üzerinde yapılan baskı veya çoklu davranış bozukluklarından dolayı istikametlerini şaşırmış oluyor ve bunun yanı sıra toplum üzerindeki zayıflığını da ortaya çıkarmış oluyor.

                Zor bir süreçten geçiliyor elbette. Ekonomik ve işsizliğin önceliğinde bir çok sebepte artık dış yüze vurmuş vaziyette. Anne ve babaların veya aile büyüklerinin geçimlerini ancak sağlayabildiği bir ortamda, kültürden, medeniyetten, düşünceden elbette ki bahsetmek pek mümkün olmuyor. Çünkü insan zihni ilk ihtiyaç olan sebeplerini çözmeyle mücadele ediyor. Ancak kuşaklarımız etkileyen en etkili bir silah olan medya sanki bir problem yok dercesine insanların zihinleriyle oyun oynar vaziyete gelmiş durumda.

                Müslüman bir toplumun hassasiyetleri yıkılmış, değiştirilmiş hatta topluma alıştırılmış bir dönemi yaşıyoruz. Yasalarımızın yönettiğinin yanı sıra vicdan ve hassasiyet kurallarının da toplumumuzda geçerlilik unsurunun daha çok olduğu biliyorduk. Ancak toplumdaki ahlaki düzen yasaların ötesine geçmiş, toplum olma olgusu yıkılmış, bireyselleştirilmiş bir yaşama doğru zorlanmaya devam ediyoruz.

                Gençlerimizin hedef ve istikametleri değiştirilmiş, hassasiyet ölçüleri yıkılmış hatta batı hayranlığı iyiden iyiye empoze edilmeye başlanmıştır. İslam ve Batı Medeniyetlerini kıyaslar konuma gelmiş bir durumdayız. Şunu demiyoruz toplumları araştırmayın ancak araştırdığınız toplumların da rüzgarına kapılmayın demeden de geçmiyoruz.

                İslam Medeniyetinin ölçüsünü ve değerlerini batı medeniyetlerinin rüzgarıyla kıyaslar hale gelmiş ait olduğumuz toplum ve değer yargılarının kurallarına uymak yerine o kuralları değiştirmek istenildiği bir dönemi yaşıyoruz.

                Şunu da iyi biliyoruz, medeniyet değerlerini ayakta tutmanın yolu, onu yaşamakla geçiyor. Toplumumuzdaki gençlik olgusunun aslında en büyük sıkıntısı da bu. Değer verdiğimiz yargıları yaşamadığımızdan dolayı bu durumdayız. Bu konuda da ailelerin bireyler üzerindeki etkisi azalmış-azaltılmış durumda.  Ancak şunu demeden de geçemeyiz. Aileler evleri içerisinde kitap ve dergiyi sadece kitaplık süsü haline getirmiş, okumadan uzaklaşmış, değerlendirme olgusunu da terk etmiş vaziyette.

                Bunca olanlara rağmen elbette ki karamsar değiliz.  Her adım bir başlangıç, her çaba bir umuttur bizim için. Hiç unutmamalıyız ki biz sevgi ile olan yaklaşımlar mutlaka sonuç getirir.

Hayatımızı kuşatan, etki altına alan sorunların çokluğu ve çok yönlülüğü bizlere düşünmeyi zorunlu kılıyor. İnsanlarımız çevreleri üzerinde yapılan baskı veya çoklu davranış bozukluklarından dolayı istikametlerini şaşırmış oluyor ve bunun yanı sıra toplum üzerindeki zayıflığını da ortaya çıkarmış oluyor.

                Zor bir süreçten geçiliyor elbette. Ekonomik ve işsizliğin önceliğinde bir çok sebepte artık dış yüze vurmuş vaziyette. Anne ve babaların veya aile büyüklerinin geçimlerini ancak sağlayabildiği bir ortamda, kültürden, medeniyetten, düşünceden elbette ki bahsetmek pek mümkün olmuyor. Çünkü insan zihni ilk ihtiyaç olan sebeplerini çözmeyle mücadele ediyor. Ancak kuşaklarımız etkileyen en etkili bir silah olan medya sanki bir problem yok dercesine insanların zihinleriyle oyun oynar vaziyete gelmiş durumda.

                Müslüman bir toplumun hassasiyetleri yıkılmış, değiştirilmiş hatta topluma alıştırılmış bir dönemi yaşıyoruz. Yasalarımızın yönettiğinin yanı sıra vicdan ve hassasiyet kurallarının da toplumumuzda geçerlilik unsurunun daha çok olduğu biliyorduk. Ancak toplumdaki ahlaki düzen yasaların ötesine geçmiş, toplum olma olgusu yıkılmış, bireyselleştirilmiş bir yaşama doğru zorlanmaya devam ediyoruz.

                Gençlerimizin hedef ve istikametleri değiştirilmiş, hassasiyet ölçüleri yıkılmış hatta batı hayranlığı iyiden iyiye empoze edilmeye başlanmıştır. İslam ve Batı Medeniyetlerini kıyaslar konuma gelmiş bir durumdayız. Şunu demiyoruz toplumları araştırmayın ancak araştırdığınız toplumların da rüzgarına kapılmayın demeden de geçmiyoruz.

                İslam Medeniyetinin ölçüsünü ve değerlerini batı medeniyetlerinin rüzgarıyla kıyaslar hale gelmiş ait olduğumuz toplum ve değer yargılarının kurallarına uymak yerine o kuralları değiştirmek istenildiği bir dönemi yaşıyoruz.

                Şunu da iyi biliyoruz, medeniyet değerlerini ayakta tutmanın yolu, onu yaşamakla geçiyor. Toplumumuzdaki gençlik olgusunun aslında en büyük sıkıntısı da bu. Değer verdiğimiz yargıları yaşamadığımızdan dolayı bu durumdayız. Bu konuda da ailelerin bireyler üzerindeki etkisi azalmış-azaltılmış durumda.  Ancak şunu demeden de geçemeyiz. Aileler evleri içerisinde kitap ve dergiyi sadece kitaplık süsü haline getirmiş, okumadan uzaklaşmış, değerlendirme olgusunu da terk etmiş vaziyette.

                Bunca olanlara rağmen elbette ki karamsar değiliz.  Her adım bir başlangıç, her çaba bir umuttur bizim için. Hiç unutmamalıyız ki biz sevgi ile olan yaklaşımlar mutlaka sonuç getirir.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Irak: ABD'nin İran yaptırımlarına karşıyız
Irak: ABD'nin İran yaptırımlarına karşıyız
ZOR DEĞİLMİŞ…
ZOR DEĞİLMİŞ…
sex shop sex shop sex shop sex shop sex shop sex shop sex shop vibrator vibrator vibrator izmir sex shop izmir sex shop ankara sex shop ankara sex shop antalya sex shop penis pompasi penis pompasi