Advert
Advert
BİZ BALIKLARI DA UÇURURUZ!
Medine Ekmekci

BİZ BALIKLARI DA UÇURURUZ!


"Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bayan müfettiş, bir okulu teftiş etmek için görevlendirilir. 
Müfettiş okula gitmek için yola koyulur ancak yolda arabası hararet yapar ve aracı çalışmaz. Oradan geçen bir çocuk araca doğru yanaşarak yardıma ihtiyacının olup olmadığını sorar. 
Müfettiş: - Araçlardan anlar mısın? 
Çocuk: - Babam tamircidir, ben de bazen ona yardım ederim. 
Arabanın motoruna bir bakış attıktan sonra, alet-edevat çantasını ister. 
Çocuk bir kaç dakika uğraştıktan sonra, müfettişten aracı çalıştırmasını rica eder. Bu arada müfettiş bütün bu olanları dehşet içerisinde izler. Araç tekrardan hareket etmeye başlar! Çocuğa teşekkür eder ve bu saatte neden okulda olmadığını sorar. 
Çocuk: - Bugün okulumuza müfettiş gelecekmiş ve öğretmenin dediğine göre benim sınıfın en tembel öğrencisi olmamdan dolayı evde kalmam gerekiyormuş. 
Yetenekler böyle böyle bitiriliyor. Zekâ ve üreticilik sadece dersi anlamak ile alakalı bir şey değildir. Her şahsı, yeteneklerini ortaya çıkarabilmek için uygun ortama koymak gerekir. Aptallık diye bir şey yoktur, sadece farklı yollar vardır... 
Osmanlı mekteplerinde her çocuk ilgi alanı ve yeteneğine göre değerlendirilip ona göre eğitiliyordu. Bütün öğrencilere standart dersler verilmiyordu. Mekteplerin duvarında ise şöyle yazıyordu: “ Burada hiçbir balık uçmaya, hiçbir kuş yüzmeye zorlanmaz…” 
Bizim eğitimimizde ise tek tip insan modeli oluşturulmaya çalışıp, balıkları uçmaya zorluyoruz ! . .
En güzel eğitimci rabbimizdir güzel insanlar. Rabb 'terbiye edici, mürebbi' demektir. 
Sahi öyle değil mi? Başımıza gelen olayları bir değerlendirelim. Hastalanıyoruz zaman zaman..
Kullarını çok seven Rabbi niye hastalığı da yaratmıştır ki? 
Allah’ı tanımamızın tek yolu onun ismi ve sıfatlarıdır.. 
Bunları ne kadar fark edip, hissedersek o kadar tanımış ve yaklaşmış oluruz Hakk'a..
Benim Rabbim yoktan var eder, her şeyi ölçüyle yaratır, kâinatı süsler dediğimizde, 
Rabbimizin Ya Musavvir, Ya Halik gibi isim ve sıfatlarının tecellisini idrak edip zihnimizde anlamlandırıyoruz. Altını kırmızı kalemle çizerek yazıyorum.Zıtlıklar dünyasında yaşıyoruz..
Şöyle ki; Allah'ın Şafi isminin tecellisi için neye ihtiyacımız var?
Tabii ki hastalığa.. Yani hastalık denen şey hiç olmasaydı Allah'ın şifa vericiliğini anlayamazdık.
Peki hastalık olmayan bir dünya da Şifanın bir anlamı kalır mıydı? Hayır. 
Öğreticilerin en mükemmeli olan Rabbimiz, kendisini tanımamız için her şeyi, hastalıkları bile vesile kılıyor. 
Çocuklarımıza Allah'ı anlatırken yaş gruplarına göre kainatı tefekkür ederek başlayabiliriz. 
Haydi, şöyle bir hayal kuralım.Peygamberimiz sav  şehrimizde yaşasaydı ne yapardı? 
Günümüz çocuklarıyla nasıl bir bağ kurardı? Onların gönüllerine nasıl dokunurdu? 
Bence bir çocuğun gönlüne girmenin en kestirme yolu onların sevdiği şeyleri yaparak, yani oyunla öğretirdi öğretmek istediği şeyi. Onları ne kadar önemsediğini değer verdiğini davranışları ile gösterirdi. 
Kuşunu çok seven çocuğa 'Kuş babası' diye lakap takması, 
Kuşu ölünce taziyeye gidip üzüntüsünü paylaşması, 
Tam da muhteşem bir baba figürü, tam da harika bir peygamber davranışı… 
Gelelim bizlere  ”kapat şu bilgisayarı kaç saattir oyun oynuyorsun, bırak şu telefonu gözlerin şaşı olacak ” 
Sürekli emir komutu halinde yaşatıyoruz hayatı çocuklara. 
Halbuki onların oyunlarına dahil olup, bilgisayarda oyun arkadaşı bir kez de biz olsak, içimizde ki minik çocuğu ortaya çıkarıp doyasıya kahkahalar atıp neşelensek. .
Şu koca adam profilinden bir nebze çıksak, inanın hayatın rengi Gökkuşağı olurdu..
Çocuklar bu yaşlarını tekrar yaşamayacaklar. Heybemize güzel anılar ve hatıralar biriktirip, sadaka-i Cariye olan Salih ve Saliha evlatlar yetiştirmeye niyet edelim.. 
Biz onların oyun arkadaşı, eğlence arkadaşı olursak gün gelir onlar da bizim sohbet arkadaşımız, namaz arkadaşımız ve ilim arkadaşımız olurlar. 
Biz sahip çıkmazsak bir sokak ileride çocuk teröristleri sahip çıkar ve maazallah iş işten geçmiş olur. 
Tek gayesi; emanetleri en güzel şekilde yetiştirip, İslamın sancağını en yükseklerde taşımayı kendisine dert edinen, o okyanus gönüllü annelerimizin yüreğinden kocaman öpüyorum. 
Sizleri emanetleri zayi etmeyen Allah'a emanet ediyorum.
Sevgiyle

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Irak: ABD'nin İran yaptırımlarına karşıyız
Irak: ABD'nin İran yaptırımlarına karşıyız
ZOR DEĞİLMİŞ…
ZOR DEĞİLMİŞ…
sex shop sex shop sex shop sex shop sex shop sex shop sex shop vibrator vibrator vibrator izmir sex shop izmir sex shop ankara sex shop ankara sex shop antalya sex shop penis pompasi penis pompasi